21 Mayıs 2019 Salı

(4.Gün-Paris) Paris-Bremen-Hamburg Gezisi (10.04.2019-20.04.2019)

4.Gün (13.04.2019) Cumartesi

Sabah erkenden yola çıktık yine, bu gün ikinci müze günümüz. Metro ile Hotel de Ville durağında indik.
Hotel de Ville (Belediye Binası)

Seine nehri ortasında bir ada olan İle de la Cite Paris'in en eski yerleşim yeri. Bu tarihi ada üzerinde ihtişamlı gotik şaheser Notre Dame katedrali ve yine bir diğer gotik şaheser olan Sainte Chapelle yer alıyor.

Biz ilk önce Sainte Chappel'e gittik...Kilise İsa'nın Dikenli Tacını saklamak için 1248 yılında yapılmış. Kilisenin vitrayları çok çok güzel. Kapıdan girince sarmal bir merdivenle üst şapele çıkılıyor. Üst şapel kral ve ailesinin kullanımına ayrılmış, alt şapel ise hizmetliler ve asil olmayanların dua yerleri. Üst şapeldeki pencereler eski ve yeni ahit'ten sahneler içeren resimli bir İncil olarak yapılmış.














Notre Dame Paris'in sembolü, 1163 yılında Papa III. Alexander tarafından temeli atılan yapı 1330 civarında bitirilmiş.1789 Fransız Devrimi sırasında çok hasar alan yapının yıkılması düşünülmüş ancak Victor Hugo'nun 1789 yılında yayınlanan eseri Notre Dame'in Kamburu romanından sonra halkın yapıya ilgi göstermesi sonucu restore edilmiş.

Binanın önüne geldiğimizde içeriye girmek için çok uzun bir kuyruk vardı, geçen gelişimizde içeriye girdiğimiz için beklemeyelim dedik etrafını dolaşıp bir kaç fotoğraf çekip yolumuza devam ettik. Nereden bilebilirdik ki 2 gün sonra 850 yıllık bu muhteşem yapı 
cayır cayır yanacak. Renovasyon çalışması sırasında çatısı tutuşmuş ve ancak 8,5 saat sonra söndürülebilmiş. Biz akşam otele gelince TV de gördük canlı yayın yaptılar, bir daha da yanmış halini görmek için gitmedik. Yazık, çok yazık...






Yürüyerek geçen gelişimizde kapalı olan Picasso Müze'ye gidiyoruz. Picasso'nun çeşitli dönemlerine ait resim ve heykelleri Marais bölgesinde 17.yy dan kalma Hotel Sale'de sergilenmekte...



















Paris'in modern sanatlar merkezi Pompidou Centre'e geldik. 1977 yılında açılan bu bina içi dışına çıkmış diye  adlandırılıyor, merdivenler, asansörler, havalandırma ve su boruları gibi bir binanın alt yapısını oluşturan bütün unsurlar dışarıya yerleştirilmiş.Bizim müze kart ile girilebilen alanlar belirli...binanın dışındaki yürüyen merdiven ile en üst kattaki seyir terasına çıktık, fotoğraf çektik...kart ile görülebilen bir sergi alanı daha vardı fakat çok yorgun olduğumuz için artık müze yeter dedik.




Bu gün de çok yorucu bir gündü...2012 yılında geldiğimizde de 2 günlük müze pass almış fakat daha çok müze gezebilmiştik, yaşlanmışız.



5.gün için tık tık

(3.Gün-Paris) Paris-Bremen-Hamburg Gezisi (10.04.2019-20.04.2019)

3.Gün (12.04.2019) Cuma

Bu gün müze pass'larımızı kullanacağız. 2 günlük aldığımız ve ardışık günlerde kullanma zorunluluğu olduğu için bu gün ve yarın Paris'de müze günlerimiz. Bu gün iki büyük müze Louvre ve d'Orsay'ı dolaşacağız. Sabah erkenden metro ile Louvre Müzeye gittik. Müze pass'larımızı buradan başlattık. Çok kuyruk olmadığı için piramit girişinden rahat girdik. Çok kalabalık olunca müze pass'ları olanları başka bir kuyruktan bekletmeden içeriye alıyorlar.Daha önce her iki müzeyi dolaşmıştık. Louvre Müzesindeki Marly atları heykellerini müze kapanmadan son anda görmüş ve pek bir şey anlamamıştık. Bu defa ilk önce onları görmeye gittik. Sonra bitmez tükenmez resimler, resimler...






Marly Atları (Guillaume Coustou 19.yy)













Samothraki Nikesi (MÖ:3 yy.)
Müzenin bir başka yıldızı Samothraki Nikesi (MÖ.3.yy)



Louvre Müzesinde resim dersi

Resimler resimler

Kalabalık
Bu defa geçen sefer gördüğümüz bir çok bölüme hiç uğramadık..Tabi Mona Lisa ablamıza uğramadan olmazdı, onun tam karşısında Paolo Veronese'nin Cana'da Düğün isminde müzenin en büyük ve bence çok güzel tablosu asılıydı. Onu kaldırmışlar, Mona Lisa yalnız kalmış.
Önünde cam olduğu için parlayan Mona Lisa 

Mona Lisa kocaman salonda şu karşıdaki tek resim
Louvre Müze'de 3 saat dolaştıktan sonra dışarı çıktık, müze dolaşmak çok yorucu...Müzenin önündeki Arc de Triomphe du Carrousel'in altından geçerek Jardin des Tuileries'e geldik. Burada oturanlara katılarak güneşlendik ve dinlendik.


Arc de Triomphe du Carrousel (Napoleon'un zaferleri adına 1806)

Jardin des Tuileries

Bahçelerde keçiler


Passerelle Solferino (Seine nehri üzerindeki çok sayıdaki yaya köprülerinden)
Turist tayfasına rahat yok, hemen iki müzeyi birbirine bağlayan köprüden geçerek  d'Orsay müzeye gidiyoruz. Ben bu müzedeki eserleri çok seviyorum. Paris'in bu yüzyıl başından kalma istasyon binası yıkılmayarak müze olarak değerlendirilmiş ve zengin Empresyonist sanat koleksiyonu ile ziyaretçilerine hizmet vermeye devam ediyor.

d'Orsay Müze


Gustave Caillebotte

Renoir

Manet ile ders

Paul Cezanne

Vincent Van Gogh

Vincent Van Gogh

Vincent Van Gogh

Osman Hamdi Bey

Vincent Van Gogh

Frederic Bazille

Renoir

Edgar Degas

d'Orsay kafe
Bu müzede de 4 saat geçirmişiz. Paris'e gelirseniz bu Müze'ye mutlaka gelin. Çok güzellikler göreceğiniz garanti. Bu arada bazı resimleri bulamadık, Van Gogh'un Starry night over the Rhone  resmini geçen gelişimizde çok beğenmiştik, yine göreceğiz diye heyecanlanmıştık fakat salonlarda aradık bulamadık, sonunda görevliye sorduk özür dileyerek resmin Londra'ya sergiye geçici gittiğini söyledi. 

Metro ile otele döndük.Dinlenmemiz lazım yarın tekrar müze günümüz.

4.gün için tık tık