Pantheon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pantheon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2013 Salı

Paris Gezisi 6. Gün (03-09.10.2012)




08.10.2012 Pazartesi

Bu gün hava yağışlı, şemsiye ve yağmurluklarımızla yola çıktık. İlk önce Quartıer Latin bölgesindeki Pantheon'a gidiyoruz. Burası XV Louis tarafından yaptırılmış, 1764'de başlayan çalışmalar 1790 yılında tamamlanmış. Biz gene sabahın köründe geldiğimiz ve burası saat 10.00'da açıldığı için beklemek zorunda kaldık. Bu arada hava yağışlı ve soğuk olduğu için Pantheon'un karşısındaki tarihi binaya girdik, burası Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesiymiş. Sabah öğrenciler derse geliyorlar, binanın güzel heykellerle süslü bir avlusu var, biraz orada oyalandıktan sonra Pantheon açıldı. (8.50 € 1 kişi)
Bu arada dünkü fotoğraf makinamı düşürme olayından sonra makinam herşeyi karanlık çekmeye başladı, bir de hava kapalı, güneş olmayınca resimler de kötü çıktı. Bazı fotoğraflarda yağmur izleri bile var.



Fizikçi Leon Foucault  1851'de bu yapının kubbesinden aşağıya sarkıttığı 67 metrelik bir sarkaç ile Dünya'nın kendi çevresinde döndüğünü ispatlamış, sarkaç halen görevini yapmaya devam ediyor. Tabandaki yuvarlak saat ve günleri gösteren platformun üstünde sarı kalp şeklindeki şekil kubbeye bağlı bir ip vasıtasıyla sarkıyor.




Pantheon'un kriptasında birçok ünlü Fransızın mezarları bulunmakta.

Kriptanın koridorları
Voltaire'in heykeli ve mezarı


Bu bölümde Victor Hugo,Emile Zola ve Alexandre Dumas'ın mezarları var.
Pıerre ve Marie Curie


Hukuk Fakultesi


Bu binanın özellikle kripta bölümü içime sıkıntı verdi. Neyse çıktık. Jardin du Luxemburg'a geldik. Burası çok güzel bir bahçe fakat yağmur nedeniyle biz bir şey anlayamadık. Her yer ıslak olduğu için oturamadık.


Palais du Luxemburg (1631 yılında inşa edilen bu sarayda halen Fransız Senatosu bulunmakta)

St Sulpice Kilisesi
St Sulpice Kilisesinden vitray

St Sulpice Meydanında Dört Piskopos Çeşmesi (1844)
St Germain des Pres (Paris'in en eski kilisesi 542 tarihli bazilika ile başlar, 11.yy.'da son şekli)
St Germain des Pres Kilise Vitray
Bu bölgeden tekrar Quartier Latin bölgesine yürüdük. Sorbonne Üniversitesi ve meşhur Fransız okulu College de France bu bölgede. Bu okullar ve öğrencileri bu bölgeyi çok canlı bir hale getirmiş. Ayıca bu bölge 1871 Paris Komünü'nün merkezi olmuş ve Mayıs 1968 öğrenci hareketlerine ev sahipliği yapmış.

SorbonneBinaları
Öğrenciler ve Kitapçılar







St Severin Kilisesi


Les Halles'e, geçen gelişimizde görmediğimiz Igor Stravinsky Meydanına geldik Burası Pompidou Centre'in hemen yanında yer alan Paris'in ilk modern çeşmesi. 16  hareketli heykelden havuza su fışkırtılmakta. Bu meydanda ayrıca modern müzik çalışmalarına öncülük eden bir araştırma merkezi de bulunmakta. Paris'de tarihi çeşmeleri gördükten sonra biraz garip geldi bu çeşme. Ama bu da değişik, neşeli bir çeşme.





Evlerin çatıları arasındaki yüksek duvarlar yangına karşı yapılmış, yan evlere yangın geçmesin diye.







Buradan yürüyerek  Gare de L'est' e geldik. Gara yaklaşırken zenci nüfus belirgin şekilde arttı.



Gare de L'est  istasyonundan metroya binerek otele döndük. Bu günü de böyle bitirdik. Yağmur peşimiz hiç bırakmadı, bütün gün yağdı, dolaştığımız bazı kiliselerin dışardan fotoğraflarını çekemedim. Ancak kendimizi kilisenin içine attık çoğu kere. Bu gece Paris'de son gecemiz, yarın yolculuk var.


7.gün için tık tık

2 Mayıs 2013 Perşembe

İtalya Gezisi Roma (10-17.05.2011)


10.05.2011 Salı

Pronto tur ile İtalya'ya gidiyoruz. Biraz hızlı bir gezi olacak. Roma, Floransa, Venedik  ikişer  gün, Milano bir gün olmak üzere 7 gece 8 günlük bir tur. Sabah 04.00'de tura katılan 16 kişi ile Atatürk Havalimanında buluştuk. Kalabalık olmayışı çok güzel. Rehberimiz Selami Kalemci. Biz gene ekstra turlara katılmadan kendimiz gezeceğiz. Alitalia ile 6.20 de hareket ettik, 7.55'de Roma'ya indik. Gümrük işlemlerinden sonra otobüse binerek panoramik tur için erken saatte Vatikan'a gittik. Buna rağmen kapıda iyi bir kuyruk vardı ama çabuk ilerledi ve içeri girdik. Grupta 4 kişi Kıbrıs'tan, 2 kişi de Koreli.

Dünyadaki bütün katolikler üzerinde tartışmasız bir güce sahip olan Vatikan, 1929 tarihinden bu yana bağımsız çok zengin bir devlet. San Pietro Bazilikası, Vatikan Müzesi ve Sistina Şapeli, San Pietro Meydanı ve Castel Sant Angelo her biri gerçekten çok güzel ve görkemli yapılar.




Aziz Paul Heykeli

Aziz Petrus Heykeli
 















  
Michelangelo'nun 25 yaşında yaptığı Pieta'sı















 Michelangelo'nun kıyafetlerini çizdiği Vatikan'ı koruyan İsviçre'li askerler
   
Buradaki turu bitirdikten sonra otobüsle Colosseo'nun önüne geldik. Dışardan resim çekme imkanı oldu, biz buraya tekrar gelip içine gireceğiz.




Yürüyerek Piazza Venezia'ya geldik. Burada Romalıların tarihi dokuya yakışmadığını düşündüğü görkemli Vittorio Emanuelle II anıtını gördük.
 

 

Piazza Venezia büyük bir meydan, burada Mussolini'nin halka balkondan seslendiği eski Venedik elçilik binası Palazzo Venezia var. 
 



Ünlü alış veriş caddesi Via del Corso üzerinden yürüyerek Trevi Çeşmesine geldik. Burada rehber bir yemek molası verdi. Çeşmenin karşısındaki kilisenin merdivenlerine oturmuş dinlenen turist kalabalığına karıştık, çantamızdaki sandviçlerimiz yedik, etrafı izledik. Dondurmalarımızı yedik ve tura devam.





Colonna dell Immacolata


 Yürümeye devam, İspanyol Merdivenlerine geldik. Tepede Trinita dei Monti kilisesi var, içine girmek için vakit yok.




Buradan Popolo Meydanına gittik. Meydana yakın bir parkta bekleyen otobüse binerek otele gittik. Burada turdakilerden ayrıldık, bir daha Floransa'ya giderken görüşeceğiz.





 



Roma'daki otelimiz Termini bölgesinde Regio Hotel, Termini İstasyonuna yakın, ulaşım sorunu yok. Bavulları odaya bırakıp hemen Termini'den metroya binip (1 €) Colosseo'da indik. Biz bu kadar mesafe için metroya binmeyiz aslında ama vaktimiz yok. Colesseo'ya çok beklemeden girdik. (12 €) İçerisi de dışarısı gibi gösterişli bir yapı.  Bütün yağmalamaya rağmen yapı İS 72 yılından beri yıllara meydan okuyarak dimdik ayakta kalmış. Colosseum'un yakınındaki Constantinus Zafer Takı da İS 315 yılında yapılmış.








Buraya alınan bilet ile tarihi bölge Palatino ve Forum da geziliyor. Biz Palatino kısmına gidemedik, Forum bölgesini de hızlı hızlı dolaştık.











Tarihi bölgeden çıkarak Pantheon'a gitmek üzere yürümeye başladık, güzel sokaklardan geçerek Pantheon'a geldik. Bina etkileyici. Pantheon kapalı, yarın tekrar geleceğiz. Artık hava kararmaya başladı, pizza yedik, biraz dinlendik, Piazza Novano'ya geldik, çok çok güzel bu meydan fakat biz hem uykusuz hem de çok yorgunuz. Tekrar geliriz dedik ve geç saat olduğu için otobüs bileti bulamadık,  taksi ile otele döndük.







  
 



 
11.05.2011 Çarşamba Roma

Sabah daha önce internetten aldığımız biletler ile Sistina Şapeli görmeye Vatikan'a gidiyoruz. ( 15 € + 4 € Rezervasyon ücr.) Termini'den metro ile Ottaviano durağında indik. Zaten herkes aynı yöne Bazilikaya yürüyor. Sistina Şapeli görmeyi çok istiyordum, Müzeye biletlerimizle kolaylıkla girdik, müze içinde insanları yararak adeta koşturarak Sistina Şapele ulaştık. Tavan ve duvar freskleri gerçekten de anlatıldığı gibi müthiş. Michelangelo'nun ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu Roma'ya gelince, heykellerini, resimlerini, fresklerini görünce anladım. Şapelin Son Yargı freskini 1534-1541 yılları arasında, tavan fresklerini de 1508-1518 yılları arasında tek başına yapmış.  Hızla geçerken müze içinde gördüğümüz eserler de müthişti, zamansızlık nedeni ile onlara bakamadık bile. Şapelin içinde fotoğraf çektirmiyorlar. Roma'ya ve buraya tekrar gelmemiz lazım.


 




 



Müzeden çıktıktan sonra turla geldiğimiz için yeteri kadar vakit ayıramadığımız San Pietro'yu tekrar gezelim diyerek meydana doğru yürüdük.




Bir de ne görelim Bazilika ziyarete kapalı, meydan turist dolu, her Çarşamba Papa'nın halka konuşma günüymüş, biz de papa XVI. Benedictus'u görmüş olduk netekim. İçeri girmek için beklemedik.






 Yürüyerek Castel Sant Angelo'ya (Melekler Kalesi) gittik. (8,5 €) Kale İS 139 yılında Mozole olarak yapılmış, ortaçağda kaleye dönüştürülmüş. Burada şehzade Cem Sultan tutsak olarak kalmış. Teras manzarası çok güzel.
 

Vatikan koridoru yukarıdaki resimde görülen bayrak direğinin solundaki küçük kulenin solundan Castel Sant Angelo'dan başlayıp Vatikan Sarayına kadar devam eden tehlike anında papaya kaçış yolu sağlayan üstü açık yanları yüksek duvarlı bir koridor.









Palazzo di Giustizia (Adalet Sarayı) 1889-1910 yılları arasında inşa edilmiş.
 


Yürüyerek muhteşem Novana Meydanına geldik. Burası yayalara ayrılmış çok güzel bir meydan. 3 şahaser havuz, Sant Agnese in Agona kilise, palazzolar, cafeler, sanatçılar. Her saat ayrı güzel.
Burası mutlaka görülmeli.










Novano Meydanından yürüyerek bütün tanrıların tapınağı Pantheon'a geldik. İmparator Hadrianus (İS 118-125) tarafından yaptırılan bu tapınak bir mühendislik harikası ve  kubbeli bölümünün çapı ve yüksekliği birbirine eşit. (43.3 m.). Tek ışık kaynağı tepedeki delik olan bu tapınakta Raffaello'nun mezarı da bulunmakta.










Buradan yürüyerek Campo de Fiori'ye (çiçek tarlası) geldik. Açık hava pazar yerini biraz dolaşabildik, tezgahları topluyorlardı, çiçekçiyi fotoğrafladım. Meydanın ortasında 1600 yılında sapkınlık suçlamasıyla yakılan filozof Giardano Bruno'nun heykeli burada yapılan acımasız infazların anısını yaşatıyor.





 Palazzo di Montecitorio meclis binası, klimaları çalıştırmamışlar henüz bütün camlar açık, meclis çalışıyor. Bu meydanda Il Tempo gazetesi binası ile Marcus Aurelius Sütunu var.

 


Buradan yürüyerek Termini'ye geldik. Termini'den kalkan 110 open hop hop otobüsüne bindik. (14 €) Bu otobüslerde çeşitli fiyat ve sürelerde duraklarda inip gezip tekrar binip devam etme imkanı var, fakat bizim çok vaktimiz olmadığı için hiç inmeden, genellikle gördüğümüz yerleri bir de üstü açık bu otobüsle 1 saat civarı dolaşarak hava kararırken tekrar Termini'ye döndük.





 Termini'de otelimize geldik, çok yürüdük, yorulduk, Roma'ya  2 günün yetmeyeceğini bir kez daha  gelerek keyfini çıkararak gezmek gerektiğine karar verdik.