6 Haziran 2013 Perşembe

Gap Turu 10.Gün (08-17.06.2012)


 
17.06.2012 Pazar (Kapadokya-İstanbul)

Turumuzdaki son gün. Dün kayıt yaptırdığımız ekstra balon turu için 05.00'de otelin resepsiyonuna indik. Ets'nin önerdiği ve ilişkiyi organize ettiği Kaya Balon firması ile uçacağız. (1 kişi 250 TL) Bizim gruptan biz dahil 8  kişi katılıyor bu geziye. Firmanın minibüsü bizi aldı, birkaç otele daha uğrayarak turistleri aldıktan sonra balonun uçacağı alana getirdi. Bu gün firmanın 3 balonu uçacakmış. Balonlar uçuşa hazırlanırken oradaki bir kafede çay, kahve ve kurabiye vs. ikramı yapıldı. Balonlar en uygun saatler olan sabah güneş doğmadan havalanıyor, gün içinde başka uçuş yok.  Havanın durgun olması isteniyor, bu saatler en durgun zamanmış. Zaten rüzgarlı havalarda çıkış yapılmıyormuş. Bütün firmaların balonları aynı anda havalanınca gerçekten çok güzel bir görüntü oluşuyor. Balonunun havalanması ve yere inmesi geniş bir ekibin çalışması ile oluyor. Sepete ekipten yalnız Pilot biniyor. Sepetler çeşitli büyüklüklerde oluyormuş. Biz 25 kişilik bir sepetle uçtuk, en büyüklerindenmiş bu sepet. Sepet insan boyuna yakın ve üzerinden atlayarak içine giriliyor, bizim sepette Türk grup olarak yalnız bizim turdan katılanlar vardı, diğerleri hep yabancıydı. Pilot kısa bir uçuş bilgisi verdi ve aşağıdaki ekip balonu tutan ipleri bırakınca uçuş başladı. İyi uçuşlar.



 






 Pilotumuz

Balonla uçuş harika bir duygu, sessizliğin içinde süzülüp giden balonlar çok güzel görünüyor. Pilot balonu hava akımlarının durumuna göre yükseltip alçaltıyor, peri bacalarının aralarına girecek kadar alçalarak güzellikleri yakından görmemizi sağladı. Bu arada sürekli telsizle aşağıdaki ekiple konuşarak özellikle göremediği için üst kısmında balon olup olmadığını konuşuyorlar. Tehlike varmı?. Özellikle yukarısı balon nedeniyle görülmediği, çok sayıda balon aynı anda havada olduğu için  birbirlerine çarpma tehlikesi var. Pilot aşağıdaki ekip ile sürekli iletişim içinde bulunuyor. Ama kaç kez kaza oluyor ki?. Korkarak bu güzelliği kaçırmayın derim. Uçun.



















Aşağıdaki ekipden bir kaç kişi


Gelelim inişe, keyifli keyifli gezdik, iniş biraz heyecanlı, iniş yerleri ekili toprak ve ağaçlar var, boş bir alan bulup inmek ve sepeti devirmeden durmak kolay değil. Aşağıdaki ekip balonu yerden takip ediyor ve balon yere değer değmez tekrar havalanmasın ve sepet devrilmesin diye iplerinden çekerek ağırlık yapıyorlar, fakat o kadar da kolay bir iş değil. Neyse sağ salim indik bir tarlaya.


 Bizi taşıyan sepet
 Tur uçuş ekibinden
 Uçuş kutlama

Uçuş Sertifikalarımız


Tekrar minibüse bindik, otele geldiğimizde henüz kahvaltı başlamıştı, biz de kahvaltımızı yaparak yola çıktık, artık bu gün istikamet İstanbul.

 Göreme Açıkhava Müzesine gittik. Burada St.Basil, St.Barbara, Elmalı, Yılanlı, Yemekhane, Çarıklı, Tokalı Kiliselerini gezdik. 10. ve 11. yüzyıllardan kalmış bu tarihi yerleri daha iyi korumalı ve tanıtmalıyız diyerek dolaştık. Kiliselerde fotoğraf çekmek yasak.




 Halı Atölyesinde halıların dokunuşunu gördükten sonra halılar hakkında bilgi aldık.
 

 Çanak çömlek atölyesine gidildi, burada da hem yapımı, hem de satışı yapılan mağaza gezildi.



 Öğlen yemeği için Uranus Restorana gidildi. Bir mağarayı restoran haline getirmişler, çömlek kebabı ve pastırmalı kuru fasulye yenildi. (17 TL.) Güzeldi.



Hacı Bektaş-i Veli Dergahı ve Türbesi'ne gittik. Burası da güller içinde çok güzel bir mekan.





Artık buradan sonra Ankara üzerinden Bolu'ya geliyoruz. Gökdemirler mola yerinde Rehberimiz Cem bey bizden ayrılıyor, başka bir turu karşılayarak başka bir bölgeye gidecekmiş. Hepimizle vedalaştı, bu turda çok emeği var, kendisine teşekkür ettik. Gene sorunsuz bir yolculukla gece 02.00'de  yorgun ama çok yer görmüş ve öğrenmiş olmanın mutluluğu ile Kadıköy'e geldik.

Genel Bilgiler:

1- Bu bölgeyi görmediyseniz mutlaka gidin. Çok güzel yerler göreceğiniz hususu garanti. Ben bu güne kadar gelmediğim için utandım doğrusu.

2- ETS Turdan çok memnun kaldık. Rehberimiz Cem Aktan Erdoğdu konulara ve bölgeye çok hakim bir insandı. Ayrıca grup yönetmek konusunda da çok mahirdi. Yardımcısı Fikret Hısım da hiç yüzünden gülümsemesini eksiltmeden bize hizmet etti. Ve şoförlerimiz Burhan Keskin ve Mustafa Yılmaz toplam 4.500 km. civarındaki bu büyük turda hiç bir endişeye neden olmadan ulaşımımızı sağladılar. Otobüs de 2 yaşında konforlu bir arabaydı. 3 yaşından büyük araba kullanmıyorlarmış. Hepsi sağolsun.

3-Tura katılanlar; bu tür zorlu  turlarda katılanların sayısı ve davranışları çok önemli. Hep birlikte seyahat etme zorunluğu nedeniyle grubu bozacak tek bir insan bile geziyi berbat edebilir. Bizim grup genellikle sorunsuz insanlardan oluşuyordu. Bu konuda da fazla sıkıntı yaşamadık.

4-Turun kaldığı oteller belli standartları sağlıyordu. Çalışanlar iyi niyetli, güleryüzlü ve yardıma hazırlar. Fakat otelcilik konusunda eğitilmeleri şart. Kahvaltıda bizlerle sohbete dalıp, açık büfeye ekmek, süt getirmeyi unutan sevimli garson gençler gördük. Yemekler bittikten sonra salata servisi yapılan adı ünlü otelde kaldık. Asansör çalışmadığı için bavulları merdivenlerden taşımak zorunda kaldığımız otel oldu. Biz bu konuları seyahatlerde dert etmeyiz ama turist bizim gibi davranmaz. Eğitim şart.


5- Tur fiyatına ulaşım, otel, sabah kahvaltı, akşam yemeği, müze ve ören yer girişleri dahil olduğu için sadece öğle yemekleri ekstra ödendi. Gittiğimiz yerlerde öğle yemeklerine ödenen fiyatlar İstanbul ile hiç bir şekilde kıyaslanamaz. Bu harcama da fazla tutmadı.

ETS'ye ödenen tur ücreti:    999x2= 2000 TL.(2 kişi)
Balon gezisi                                     500 TL. (2 kişi)
Diğer Harcamalarımız                    750 TL. (2 kişi)

Toplam                                            3.250 TL. (2 kişi)


5 Haziran 2013 Çarşamba

Gap Turu 9. Gün (08-17.06.2012)



16.06.2012 Cumartesi (Kahramanmaraş-Kayseri-Kapadokya)

Artık turumuzun sonuna yaklaşıyoruz. Sabah gene erken kahvaltı yaparak yola çıkıyoruz. Kahramanmaraş'a erkenden geliyoruz. Burada Yaşar Pastanesi'nin önünde otobüsten iniyoruz. Bu pastane sonradan Mado Dondurmacısı olarak ünlenen zincirin ilk mağazası. Sahibi buranın adını değiştirmemiş, iyi de etmiş. Pastanenin içini müze gibi süslemiş. Sabah sabah herkes kahvaltı yaparken biz maraş dondurmalarımızı bıçaklar ile uğraşarak kesip yedik. Güzeldi. Fotoğraf çekmemişim nedense, gene yemek telaşına kapılmışızdır.





Dondurmalarımızı yedikten sonra hızlıca çarşı turu yaptık. Çarşıda eski esnaf geleneği yaşıyor. bakırcılar, semerciler, çarıkçılar..








Tekrar otobüse binerek, Maraş'tan ayrıldık. Maraş'ı ancak bu kadar görebildik.


Kayseri'ye doğru yol alırken bakımlı, bereketli topraklar gördük.


Bu gün kandil, rehber yardımcımız devamlı yüzü gülen Fikret bey kandil simidi ikramı yapıyor.


Kayseri'ye gelirken 917 m’lik yükseltisi ile Türkiye’nin altıncı, İç Anadolu Bölgesi’nin ise en yüksek dağı olan Erciyes Dağı çok güzel gözüküyor.


Şehir merkezine geldiğimizde ilk dikkatimizi çeken bakımlı surlar oldu. Justinianus zamanında yapılmış, Alaaddin Keykubat ve Fatih zamanında da onarımdan geçirilmiş.Surların arasında kalan boşluklara çarşı yapmışlar. Bu nedenle surlar ve şehir iç içe. 



Öğlen oldu, yemek için Elmacıoğlu isminde büyük bir kebabcıya girdik. Fakat yemekler vasattı, biz yemedik ama tur katılanlarından bazıları Kayseri mantısı istedi, kimse beğenmedi. Biz pastırmalı pide yedik. Bir de servis çok kötüydü. 

Yemekten sonra verilen serbest saatte çarşı içini dolaştık, her yerde pastırmalar asılı ve çemen kokusu hakim. Fiyatlar da İstanbul'a göre uygun.   

Tura devam. Hunat Camii'ne gittik.


 Cıncıklı Camii
 

Döner Kümbet




Modern Kayseri Stadı

Tekrar yola devam. Kapadokya'ya gidiyoruz. 



Devrent'de duruyoruz. Fotoğraf çekmek için araçlar dar bir alanda durunca bir hayli kalabalık var. Turist grupları, çoğu Japonlar. Burada hediyelik eşya satan yerler var. Şekiller harika, artık sizin hayal dünyanıza kalmış, her şeylere benzetebilirsiniz.


 
 



Otobüsle devam ettik, Göreme'yi tepeden gören bir seyir terasına geldik. Burada bir kafeterya var. Burada oturup bu ilginç güzel manzarayı seyrettik.











Turasan şarap mahzenlerine gittik. Burada mahzende fıçılarda dinlendirilen şaraplar hakkında bilgi verildi. Şarap satış yeri de var.


Ürgüp'e geldik. Artık hava kararıyor. Burada Vera Taşsaray Otel'de kaldık. Ürgüp merkeze yakın. Otelde akşam yemeğini yedikten sonra Nejat ile çıktık merkezi dolaştık, hediyelik eşya satan mağazalar var. Burada bir halk bahçesi bulduk, yöre insanları ile oturduk, çay içtik.